Ürojinekoloji İle İlgili Bilgiler

TOT Ameliyatı Nedir?

Stres tip idrar kaçırma rahatsızlığında başarılı bir tedavi yöntemi olan TOT ameliyatı spinal anestezi ya da sedasyon altında yapılabilen bir ameliyat türüdür. İdrar kaçırma problemi, kişinin kendi isteği dışında meydana gelen bir problemdir. Günlük yaşamı son derece kötü etkileyen, sosyal ve hijyenik açıdan kişiyi oldukça rahatsız eden idrar kaçırma problemi hormon eksikliği, pelvik taban kaslarının zayıflığı, nörolojik hastalıklar, zor doğum yapmak, rahim ameliyatları gibi birçok farklı sebepten meydana gelebilir. Bölgedeki bağ doku ve kasların zayıflaması sonucu ortaya çıkan idrar kaçırma problemi TOT ameliyatı ile başarılı bir şekilde ortadan kaldırılmaktadır.

TOT Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Açılımı Trans Obturator Tape olan TOT ameliyatı yeni bir tedavi yöntemidir. İlk kez 2001 yılında tarif edilen bu yöntemde vajinal yolla yapılan ince bir kesi ile (polipropilen mesh) adı verilen bir bant özel bir iğne yardımı ile yerleştirilir ve üretral kanal yükseltilir. Ameliyat mesanenin etrafında bulunan ve zayıflamış durumda olan doku ve kasların güçlendirilmesi prensibine dayalıdır. Ameliyatın amacı idrar kaçırmayı önlemek, bunu sağlamak için bağ dokularını ve kasları güçlendirmektir. Ameliyatta sentetik yapıda bir destek şeridi her iki bacağın iç tarafından ve mesanenin etrafından geçirilir. TOT sling ameliyatında karın bölgesinden herhangi bir kesi yapılmaz, ameliyat vajen bölgesinde idrar çıkış yerinin 1 cm aşağısından yapılan 1cmlik küçük bir kesiden girilerek gerçekleştirilir.
TOT ameliyatı yaklaşık on beş ila yirmi beş dakika arası sürmektedir. Ancak eğer bu süreye farklı kombin ameliyatlar da dahil olursa süre uzayabilir. TOT ameliyatı sırasında vajene kendiliğinden eriyen dikişler kullanıldığı için ameliyat sonrası dikiş alınmasına gerek yoktur. Spinal anestezi ya da sedasyon altında yapılabilen TOT ameliyatı sonrasında hasta hemen iyileşme göstererek günlük hayatına geri dönebilir.
İdrar kaçırma rahatsızlığı için uygulanan TOT ameliyatının başarı oranı oldukça yüksektir ancak her ameliyatta olduğu gibi TOT ameliyatı sonrasında da hastada enfeksiyon görülebilir. Bunu engellemek için TOT ameliyatı sonrası hasta kendi kişisel hijyenine dikkat etmeli, doktorunun önerdiği ilaçları düzenli bir şekilde kullanmaya devam etmelidir. Hasta ağır kaldırma ve kabız olma gibi durumlardan da bir süre kaçınmaya çalışarak ameliyat sonrası oluşabilecek problemlerin önüne geçebilir.

Laparoskopi Nedir?

Laparoskopi karın bölgesinde gelişen çeşitli hastalıkların teşhis ve tedavisinde uygulanan, karın içi organlarının görüntülenmesi prensibine dayanan bir ameliyat türüdür. Ameliyat genellikle genel anestezi altında yapılır. Hastanın göbek deliğinden ince bir teleskop karın içerisinde sokulur ve bu yöntem ile karın içi organları görüntülenebilir. Karın ağrısı, kısırlık gibi farklı sorunlara ne gibi faktörlerin sebep olduğunu bulma amacı ile yapılan bu cerrahi yöntem ile her türlü jinekolojik cerrahi girişimi yapma olanağı vardır.

Laparoskopi Nedir ve Nasıl Yapılır?

Laparoskopi karın boşluğunda bulunan organ ve dokuları incelemek için uygulanan cerrahi bir yöntemdir. Minimal invaziv cerrahi olarak da bilinen yöntem genel anestezi altında ve özel eğitim almış operatör doktorlar tarafından yapılır. Laparoskopi ameliyatlarında port adı verilen birden fazla ve küçük çapta (0.5 – 1 cm) kesiler kullanılır. Her kesiye içinden özel aletler ve laparoskop adı verilen özel bir kamera geçen trokar adında tüp şeklinde bir alet yerleştirilir. İşleme başlangıcında çalışma ve görüntüleme alanı sağlamak için hastanın karnına karbondioksit gazı verilerek şişirilir. Ardından karın boşluğundan gelen görüntüler  ameliyat odasında bulunan yüksek çözünürlüklü video monitörlerine iletilir. Cerrah operasyon esnasında monitördeki görüntüleri izleyerek daha az kesi ile geleneksel açık ameliyat ile aynı işlemleri bu yöntemde gerçekleştirebilir.

Laparoskopi operasyonlarında klasik ameliyatlara göre daha küçük kesiler olduğu için hasta çok daha çabuk iyileşir. Ayrıca hastada kanama ve ağrı da çok daha az miktardadır, yara izleri daha küçüktür. Hasta ameliyat sonrası taburcu edilebilir.

Laparoskopi Ne Zaman Uygulanır?

Laparoskopi  başta kadın doğum branşınca uygulanan bir yöntem olmakla birlikte birçok farklı hastalığın tanı ve tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Kadın doğum branşında, kadının kısırlık sebebini araştırmak, kısırlık sebebini tedavi etmek, rahimde olan problemleri aşmak ve bunları tedavi etmek,  rahmin alınması, rahim kanseri tedavileri gibi alanlarda uygulanır. Ayrıca endometriozis, yumurtalık problemlerine bağlı kısırlıklar, rahim içi yapışıklık, miyomlar, dış gebelik, aşırı ağrı ve kanamanın olduğu adet dönemlerinin sebebinin araştırılması gibi konularda laparoskopi uygulanabilir. Tüm bunlar dışında karın içindeki kist ya da tümörlerin tedavisi, safra kesesinin alınması, tedavi amacıyla bağırsakların kesilip çıkarılması, geçmeyen karın ya da kasık ağrısı nedenlerinin araştırılması, inmemiş testislerin tanı ve tedavisi, fıtık onarımı, mide ülseri onarımı gibi farklı durumlarda da laparoskopi uygulanabilir.

Rektosel Nedir?

Rektum adı verilen kalın bağırsağın son kısmının vajina içine fıtıklaşması durumuna rektosel adı verilir. Rektum vajinaya doğru bir keselenme meydana getirir ve dışkılama sırasında bu keselenme ıkınma sonucu iyice belirginleşmeye başlar. Daha çok kadınlarda görülen rektosel dikkate alınması gereken bir rahatsızlıktır.

Rektosel Nasıl Gelişir? Sebepleri Nelerdir?

Hamilelik ve doğum rektoselin en önemli sebeplerinden biridir. Birden fazla doğum yapma, uzamış zorlu doğumlar, doğumda forceps kullanımı gibi faktörler rektoseli tetikleyebilir. Rektosel nadir olarak hiç doğum yapmamış kadınlarda ya da histerektomi sonucunda da görülebilir. Rektoselin bir diğer sebebi pelvik taban üzerinde oluşan baskıdır. Kronik kabızlık ve ıkınma, kronik öksürük veya bronşit, sıkça ağır kaldırma, aşırı kilo ve tuvalette uzun süre oturma pelvik taban kaslarında zayıflamaya yol açarak rektosel gelişimine sebep olabilir. Yaş ve genetik faktörler de rektosel sebepleri arasında yer alır.

Rektosel Belirtileri

  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Vajina içinde bir kitle hissi
  • Vajina dışarı sarkacakmış gibi hissetme
  • Dışkılama esnasında sürekli ıkınma, parça parça dışkılama
  • Dışkılarken tıkanma hissi
  • Bağırsaklarda tam boşalamama
  • Pelvik bölgesinde basınç
  • Ağrı
  • Huzursuzluk hissi

Rektosel Tanı ve Tedavisi Nasıldır?

Rektosel tanısı jinekolojik muayene ile konulur. Rektosel eğer belirti vermiyorsa tedaviye gerek kalmadan beslenme biçiminde yapılan değişiklikler ile iyileşebilir. Lifli beslenme ve bol su tüketimi rektosel tedavisinde oldukça önem taşır. Bol lifli gıdalar ve bol su tüketimi bağırsak hareketlerini düzenler, dışkının kuru ve sert olmasını engelleyerek makattan kolay geçmesine yardımcı olur. Bunu sağlamak için hastaya ekstra lifli ürün desteği ve/veya dışkı yumuşatıcı ilaç verilebilir.

İlaç ve beslenme tedavisinin yeterli olmadığı durumlarda, şikayetler hala devam ediyorsa rektosel ameliyatı gerekebilir.  Rektosel ameliyatı makat, rahim ya da karın bölgelerinden uygulanır. Hastaya ameliyattan önce kegel egzersizleri önerilir. Kegel egzersizlerinin yeterli olmadığı noktada ameliyat ya da lazer ile tedavi uygulanabilir. Hastanın ameliyat sonrası kabız kalmaması, beslenme düzenine dikkat etmesi hastalığın iyileşmesi açısından sonra derece önemlidir.

İdrar Torbası Sarkması Nedir?

Sistosel olarak bilinen, halk arasında mesane sarkması adı ile de geçen idrar torbası sarkması kadınların vajinal duvarı ile mesanesi arasında bulunan destek dokusunun zayıflayarak uzaması sonucu meydana gelir. Zayıflayarak uzayan doku mesanenin vajinaya dayanmasına yol açar. Mesane ya da üretranın vajinanın içine ve dışarı doğru sarkması olarak da tanımlanabilen idrar torbası sarkması farklı sebeplerden dolayı meydana gelebileceği gibi, mutlaka ciddiye alınmalı ve tedavi edilmelidir.

İdrar Torbası Sarkması Nedenleri

Kadınların pelvik tabanı idrar torbasını ve pelvik organları destekleyen bağlar, dokular ve kaslardan meydana gelir. Kimi sebeplerden dolayı bu kas, bağ ve dokular zayıflayabilir, idrar torbası normalden daha aşağıya kayarak vajina içine çıkıntı yapabilir. Genellikle gebelik, normal doğum ve doğuma bağlı travmalar, obezite, sürekli ağırlık kaldırmak, kronik öksürük veya bronşit, kabızlık ile gerilme idrar sarkmasına yol açan sebepler arasındadır.

İdrar Torbası Sarkması Belirtileri

  • Pelvis ve vajina bölgesinde basınç hissi
  • Sık sık idrara çıkma hissi
  • Gülme, öksürme ve hapşırma esnasında idrar kaçırma
  • İdrar yaptıktan sonra mesanenin tamamen boşalmadığı hissi
  • Cinsel ilişki sırasında idrar kaçırma
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları
  • Vajinadan bir kitlenin sarkması ve bunun görülebilmesi

İdrar Torbası Sarkması Tanı ve Tedavisi

İdrar torbası sarkması genellikle dışarıdan fark edilebilen bir rahatsızlıktır. Ancak kimi durumlarda hiçbir şikayeti bulunmayan kadınlarda da idrar torbası sarkmasına rastlanabilir. Yukarıda yer alan belirtileri yaşayan kadınların jinekolojik muayenesi sırasında sarkma kolayca fark edilecektir. Mesane ilgili şikayetler varsa; jinekolojik muayene dışında tam idrar tahlili, idrar kültürü ve böbrek fonksiyon testleri de istenebilir ancak hastalığın tam teşhisi ürojinekolojik muayene ile konabilmektedir.

Mesane sarkmasında tedavi, yaş, kadının sağlık durumu, gebelik isteyip istemediği gibi faktörlere göre değişkenlik gösterebilir. Eğer sarkma hafif durumda ise genellikle ilerlemesini önleyecek tedaviler ve lazer önerilmez. Bunun yerine pelvik taban kaslarını güçlendiren egzersizler ve bakım önerilir. Alınan önlemler idrar torbası sarkması tedavisinde yeterli olmuyorsa hastaya lazer tedavisi uygulanabilir. Eğer lazer tedavisi hastada sonuç vermiyorsa sistosel ameliyat gerekebilir. Ameliyatı kaldıramayacak hastalar için ise vajinal pesser takılabilir.

Genital Organlarda Sarkma

Kadınlar yaş aldıkça pelvik (leğen kemiği içindeki boşluk) organları değişiklik gösterebilir. Bazı kadınların genital bölgelerinde yaşanan sarkmalar sanki vajinasından bir şey düşüyormuş gibi bir ağırlık hissi yaratabilir. Bu tip genital organ sarkmalarının genel nedenleri gebelik ve doğumdur ancak yaşlandıkça bu durum kadınlar için daha rahatsız edici olabilir. Bununla birlikte hiç doğum yapmamış kişilerde de genital organda sarkma görülebilir. Genital organ sarkmasının nedenleri, belirtileri tedavi yöntemleri ile ilgili bilgileri yazımın devamında bulabilirsiniz. 

Genital Organlarda Sarkma Nedenleri ve Belirtileri

Genital organlarda sarkma farklı sebeplerden meydana gelebilir. Bu sebeplerden en yaygın olanları gebelik ve doğum, aşırı kilolu olmak, menopoz, ağırlık kaldırma, ağır işlerde çalışma, kabızlık, kronik obstrüktif akciğer hastalıkları (astım ve bronşit gibi), nörolojik rahatsızlıklar ve pelvik organlarla ilgili ameliyat geçirmektir. 

Genital organlarda sarkma yaşandığında ise şu belirtiler baş gösterir : 

  • Vajinada ağırlık ve doygunluk hissi , vajinadan sanki bir şey düşüyormuş hissi
  • İdrar kaçırma, idrar yapamama
  • İdrar torbasını tam boşaltamama
  • Cinsel ilişki sırasında idrar ya da gaz kaçırma 
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Bel bölgesinde ağrı
  • Vajinal akıntı ve ağrı 

Genital organlarda en sık görülen sarkma tipleri; Sistosel – idrar torbası sarkması , Enteroselle birlikte vajina kubbesi sarkması – vajina ve ince bağırsak, Rektosel – rektum sarkması ve Rahim sarkmasıdır. Bu sarkmalar farklı organlarda oluşuyor olsa bile genellikle bir arada görülürler. 

Genital Organlarda Sarkma Teşhisi ve Tedavisi 

Genital organlarda sarkma, teşhisi zor ve oldukça önemli bir rahatsızlıktır. Sarkmanın tedavi edilebilmesi için rahatsızlığın kesin sebebi bulunmalıdır. Bunun için tıbbi öykü ile beraber vajinal ve rektal muayene gereklidir. Genital organlarda sarkma için genel bir tedavi yöntemi yoktur. Kimi zaman egzersiz yapmak , kimi zaman diyette değişikliğe gitmek hastanın iyileşmesine yardımcı olur. Genital organ sarkmalarında uygulanan ana tedavi yöntemi cerrahidir. Bununla birlikte hastaya; egzersiz, kilo kontrolü, sigara tüketimini bırakmak, diyette değişikliğe gitmek, ağır kaldırmamak gibi yöntemler uygulanabilir. Kimi durumlarda ilaç ya da pesser adı verilen bir aletin kullanımı da önerilebilir. Sarkma oluşumundan korunmak ya da sarkma tedavisini desteklemek için pelvik tabana zarar verecek faktörlerden uzak durmak yeterli olacaktır. 

Kadınlarda İdrar Kaçırma

Kadınların daha çok menopoz sonrası dönemlerinde görülen idrar kaçırma, kişinin kendi isteği ve kontrolü dışında idrarını tutamamasıdır. Önemli bir sağlık problemi olan idrar kaçırma kadınların hem sosyal hayatlarını hem de hijyenik sağlıklarını olumsuz bir şekilde etkiler. 

Kadınlarda İdrar Kaçırma Neden Olur? 

Menopoz öncesi kadınların yaklaşık % 10 ila %30’unu, menopoz sonrası kadınların ise % 35 ila % 56’sını etkileyen idrar kaçırma genital organ sarkması şikayeti ile bir arada gözlenebilir. İdrar kaçırmanın en önemli nedenlerinden biri genetik yapıdır. Aynı zamanda zor doğum geçiren kadınlarda, geçmişte vajinal operasyon geçirmiş olanlarda, kronik solunum yolu rahatsızlığı bulunanlarda da idrar kaçırma görülebilir. Menopoz, radyasyon tedavisi, prostat büyümesi, idrar yolu enfeksiyonları, hormon eksikliği, pelvik taban kaslarının zayıflığı ve kronik kabızlık da idrar kaçırmaya sebep olan faktörler arasında yer alır. 

İdrar Kaçırma Tipleri

İdrar kaçırmanın üç tipi vardır. Bu tipler hastanın ne zaman idrar kaçırdığı ve nasıl idrar kaçırdığına bağlı olarak değişkenlik gösterir.

1 . Stres Tipi İdrar Kaçırma (SUI) : Öksürme, hapşırma, gülme, koşma ve sıçrama, ağır yük kaldırma gibi  karın içi basıncı arttıran hareketler sonucu meydana gelir. 

2 . Sıkışma Tipi İdrar Kaçırma (UUI) : Kimi zaman nedensiz, kimi zaman su sesi, gülme gibi faktörler sonucu gelişen idrar kesesinin kasılması ile meydana gelir. 

3 . Taşma Tipi İdrar Kaçırma : Çeşitli sinir hastalıkları ve şeker hastalığı gibi nedenlerden kaynaklanan idrar kesesinin kasılıp boşalamaması sonucu meydana gelir. 

İdrar Kaçırma Tanı ve Tedavisi 

İdrar kaçırma probleminin hangi tipte olduğunun tanısının konulabilmesi için hastaya iyi bir öykü ve muayene gereklidir. Ayrıca hastanın medikal öyküsü, mesane günlüğü, idrar testi, işeme sonrası kalan idrarın ölçümü, ped testi de tanı aşamasında gereklidir. İdrar kaçırma tedavisinde öncelikle hastaya cerrahi olmayan tedavi yöntemleri uygulanır. Bunlar kegel egzersizleri ( vajina etrafı kasları güçlendirici egzersizler ), vajinal pesserler ( sarkmayı engelleyici aygıtlar ), elektrikle uyarma tedavileri ( FESS ) ve ilaç tedavileridir. Eğer hastanın rahatsızlığı bu tedavi yöntemlerine yanıt vermiyorsa veya stres tip idrar kaçırma var ise hastaya askı yerleştirilmesi, burch kolposüspansiyon, yapay kompresyon araçları (balon yerleştirilmesi), artifisyel üriner sfinker (AÜS) gibi cerrahi tedavi yöntemleri uygulanabilir.